Atatürk’ü Anlamak: Adanmışlık


10 Kasım 2021 geliyor. Bu sebeple Atatürk hakkında içimden geldiği gibi herhangi bir plan olmadan bu satırlara yazmak istedim. Bu satırları Arjantin’in kuzeyinden küçük bir şehirdeki evin doğa manzaralı penceresinin önünden yazıyorum. Dün gece yağmur yağdığı için toprak kokusu oldukça huzur veriyor. Yağmur çok az da olsa hala kuş cıvıltılarıyla devam ediyor. Ülkemi düşünmek için beni motive eden bir ortam var. Bu yazıda Atatürk’ün hayatından bazı kesitler sunup 10 Kasım hakkında birkaç söz söylemek istiyorum.

Atatürk’ün hayatını kaleme alıp biyografik bir makale oluşturmak istemiyorum. Bu konuda birçok çalışma var. Aklımda ve kalbimde olan Atatürk’e dair birkaç şey söyleyebilirim. Atatürk’ün hayatını düşündüğümde aklıma gelen ilk kelime “adanmışlık” oluyor. Bunun sebebi ise kararlılıkla ülkesi için her şeyi yapmaya çabalamasıdır. 20.yy.ın ilk çeyreğindeki Osmanlı askeri sınıfında adanmış olan birçok asker vardı. Atatürk’ü farklı kılan şey akıl ve bilim doğrultusunda hareket edebilme yeteneğinin üst düzeyde olmasıdır. Bunun örneklerini Çanakkale’de, Filistin’de ve Katma sırtlarında gösterdi. Birinci Dünya Savaşı’ndan başarıyla çıkmayı başarmış bir askerdi Atatürk. Ve aynı zamanda kendisiyle birlikte 15. Kolordu’nun yetenekli askerlerini de sağ salim Anadolu’ya atabilmişti. Bu askerlerle birlikte kendi kurmay heyetiyle Türk Kurtuluş Savaşı’nda başarı sağlayacaktı. Kurtuluş Savaşı öncesinde halkı motive edip “adanmışlık” kelimesinin anlamını yerine getirerek Türkler’i savaşa hazırlamıştı. Atatürk, Birinci Dünya Savaşı sonrasında toplumdan ciddi bir destek almıştı. Türk halkı için çok önemli bir kahramandı. Bu durumun da neticesinde Kurtuluş Savaşı’nda tam bir seferberlikle Yunan güçleri Anadolu’dan atılmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmaya başlanmıştır. 1923 sonrasında hızlı bir kalkınma yaşanmıştı ve siyasi otorite dünyaya kabul ettirilmişti. Bu Türk halkının Atatürk’ün önderliğindeki bir zaferiydi.

Tüm bunlardan daha önemli olan bir nokta vardır benim için. Atatürk’ün gençliğe olan inancı. O, biliyordu ki nesiller geçtikçe eğer yeni jenerasyonlar “adanmışlık” içinde olmazsa devlet yaşayamazdı. O, biliyordu ki Türk genci çalışkandı, zekiydi. İsterlerse her şeyi başarabilirlerdi. Atatürk, gençlere çok güvendi. Gençler de ona. Ben, hayatımda yaşadığım her zorlukta “Atatürk ne zorluklar görmüştür. Benim zorlanmam ne ki!” diyerek kendimi motive ettim, etmeye de devam etmeye çalışıyorum, çalışacağım. Atatürk, biliyorum ki benim gibi milyonlarca gence güç, motivasyon ve moral veriyor. Bunu bir asır öncesinden yapabiliyor. Benim için 10 Kasım’ın önemi şudur: “adanmışlık” çerçevesinde daha çok çalışmak. Saygılarımla.

Onur

Salta / Arjantin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.