Etiketler

, , , , ,


Bazıları vardır diğer insanlardan farklıdır. Herhangi bir ulusa ya da devlete sığmazlar. Horatio Nelson böyle bir denizcidir. Nelson 1758’de İngiltere’de dünyaya gelir ve 70’lerden itibaren Fransa ve zamanla da Fransızların başına geçecek olan Korsikalı N. Bonaparte ile 1805’e, yani ölümüne kadar çarpışır. Bu yazımda Nelson’un yaşamında önemli gördüğüm kesitlerden ve nihayetinde Osmanlı ile olan bağından söz etmek istiyorum.

1794’de Korsika kıyılarından Calvi’de etrafı Fransızlar tarafından çevrildi. O zaman küçük bir gemisi olmasına rağmen bu kuşatmayı yarar fakat bir gözü kalıcı olarak kaybeder. Çok şiddetli geçen bu çarpışma sonucunda Korsika, İngilizlere geçer. Buna rağmen Nelson’un ilk ölüme yaklaştığı andır. 14 Şubat 1797’de Portekiz açıklarında Saint Vincent’de İngilizlerin John Jervis komutasında İspanyolları yenmesinde büyük pay sahibidir. Burada da bugünkü tuğamiral diyebileceğimiz rütbeye yükseltilir ve “Sir” ünvanı alır. Ancak bu yıl sıtmaya yakalanır, aldırmaz ve yine aynı yıl içinde İspanya ile Tenerife’de çarpışırken de  sağ dirseğine misket mermisi alır. Yanına gelen doktora da tedavi için uğraşmamasını kullanılamaz halde sallanarak duran et parçasını kesmesini söyler ve hüzünlenerek “Bir gözümü bir de kolumu kaybettim. Beni yalnız bırakın” dediği rivayet edilir. Kolunun kesilmesinden yarım saat sonra sol eliyle sevdiği kadın Lady Hamilton’a mektup yazar. 1805’e kadar da çeşitli hastalıklarla uğraşır. Nelson tam da bu yıllarda yani 1800’e birkaç sene varken Akdeniz ve Atlas okyanusunun doğu kıyılarında Fransız donanmasını arar hatta Cebelitarık civarında Fransızların yanından geçmesini farkedemez.

Görsel

 1 Ağustos 1798’e gelindiğinde doğu Akdeniz’de Fransız donanmasını yakalar ve Nil Savaşı olur. Bugün çok şiddetli bir fırtına olmasına rağmen Nelson’un öncüleri Fransız donanmasının birbirinden kopuk düzende olduğunu iletir. Nelson kuzeyden esen rüzgar tehlikesini de bilmesine rağmen Fransız donanmasının doğusuna sarkmayı başarır. Kuzey rüzgarının şiddeti Fransız gemileri arasındaki irtibatı koparır. 1 Ağustos akşamı saat 22:00 olduğunda Fransızlar amiralleri de dahil 1000 denizcisinden 900’ünü kayıp olarak bırakır. Nelson’un kendi sorumluluğuyla kazandığı ilk savaştır. İngiliz şair Felicia Hermans’ın da yazdığı gibi Fransızların ebedileşmiş ve kutsallaşmış “Orient” savaş gemisi artık batırılmıştır. Horatio Nelson’a Osmanlı İmparatorluğu tarafından incilerle süslenmiş bir Osmanlı Çelengi verilir ve bunu şapkasının üzerinde gururla her zaman taşır. Bu Osmanlı tarihinde ilk defa verilmiş bir nişan olduğu söylense de ben bunu kabul edemiyorum. Osmanlılar’da ilk verilen nişan II.Mahmud döneminde 1832 yılındadır[1]. Nelson’a verileni bir değerli liyakat hediyesi olarak görmek makbuldür. Ayrıca 1801’de de Osmanlıları Fransız işgalinden kurtardığı düşünülerek verilen Vak’a-i Mısriyye madalyasını göğsüne takar (Hilal ve yıldız olarak resimde de görülüyor). Bu ikisini de asla savaşlarda veya normal yaşantısında çıkarmaz. Savaşta neden madalyalarını saklamadığı sorulduğunda ise şu cevabı verir: “Onlarla gurur duyuyorum. Ve savaşta ölürsem onlarla ölmek istiyorum.”

Deniz savaş tarihinin en büyüklerinden biri olan Trafalgar’ Deniz Savaşına gelirsek, 21 Ekim 1805’de Batı Akdeniz’de İspanya açıklarından Trafalgar’da Fransızların 33 tek sıra olarak dizilmiş savaş düzenli gemisine karşın Nelson ve İngilizlerin 27 gemisi vardır ve ikili olarak sıralanırlar. Fransızlar hiçbir şekilde savaşa hazır değildir. İngilizlerin onları görmeden geçip gitmesini bekliyorlardır. Ve tekli sıralanmalarını sebebiyse yüksek ihtimal çok fazla çarpışmaya girmeden ki -Nelson’un gemisi “Victory” 100’den fazla üzerinde top bulunduran kuvvetli bir gemiydi- kaçmaya başarmaktır. Ancak başaramazlar ve İngilizler kazanır. Savaşın sonunda Fransızların kayıpları 14 bin ( Amiralleri de esir olarak yakalandı); İngilizlerin kayıplarıysa 1690’dır.

Nelson, çarpışma esnasında 13:15’de bir Fransız keskin nişancısının onu yakalamasıyla omzunda yarık oluşur. İlave olarak akciğerlerinde ciddi hasara sebebiyet verir. Üç saat daha dayanır ve bu yürekli denizci öleceğini bildiği için en yakını ve 17 gemisinin komutanı Hardy’ye Lady Hamilton’a iyi bakmasını söyler. Ve arkadaşının kendisini öpmesini söyler. Hardy diz çöker ve arkadaşını yanağından öper. Son sözlerinin “Ben görevimi yaptım. Tanrıya teşekkürler.” olduğu rivayet edilir. Ölümünün ardından İngiltere’ye getirildiğinde isteği üzerine tabutunun tahtaları Fransızların ünlü Orient gemisinden alınan parçalardır. Ve Sir Horatio Nelson yıllarca savaştığı, ömrünü adadığı Fransızlara ait bir parça anıyla gömülür. Ve dediği gibi görevini yapmış, yıllarca Fransızlarla savaşmış ve onları denizde durdurmayı başarmıştır.

Kaynakça

Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki Belge Türleri, Padişah El Yazıları ve Belge Restorasyonu, Haz. Nihal Sömer ve diğerleri, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, İstanbul, 1997.

Carrick, Bruce, W.B. Marsh, Tales Of War, Icon Books, London, 2011.


[1] Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki Belge Türleri, Padişah El Yazıları ve Belge Restorasyonu, Haz. Nihal Sömer ve diğerleri, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, İstanbul, 1997, s.79.