Etiketler

, , ,


Giriş

Avrupa ve Amerika’yı tarihsel açıdan kutuplaşmış olarak ele alırsak ki bugün de Amerika Birleşik Devletleri kendisinin Avrupalılarca kurulduğunu kabul etse de farklı bir ulus olduğunun farkındadır. Bunun dünyaca tanınmasını istiyor ve farklı bir ulus olduklarını da dünyaya tanıtmış durumdalar. Ancak bu kutuplaşmanın ilk önderlerinden biri şüphesiz Thomas Jefferson’dır ve o hem Amerika Birleşik Devletlerinin tarihi hem de Avrupanın tarihi açısından birlikte değerlendirilmesi gereken bir şahsiyettir. Bu kısa çalışmada yapmak istediğim ilk şey Thomas Jefferson’ı tanıtmaktır. İkincisi ise onun insana, demokrasiye bakışını değerlendirmek ilave olarak başta İngiltere ve Avrupa’ya karşı duruşunu incelemektir. Ayrıca özellikle Fransız Devriminde tetikleyici güç olmuş muydu, devrimcilerin mi yoksa halk ile bağı olmayan aristokratlara mı destek çıkmıştı? Gibi sorulara cevap aramaya çalıştım.

1.Bölüm: Thomas Jefferson’a Dair Bazı Bilgiler

Jefferson, 1743-1826 arasında yaşamıştır. Babasını genç iken kaybeder ve Virginia’da kilise kontrolünde ve çiftlik yaşantısında büyür. Bu yüzden şehir hayatından uzak olduğu ve sevmediği bilinir[1]. Amerikan Bağımsızlık Bildirgesini hazırlayan kişidir (4 Temmuz 1776). Bu belge ile İngiltere sömürüsüne karşı ABD’nin varlığını dile getirir. Avukatlık da yapmıştır. Ayrıca Virginia Eyaletinde yükseldikten sonra Fransa Bakanı sıfatıyla büyükelçi niyetiyle 1784-1789 arasında Benjamin Franklin’in ardından Fransa’da görev almıştır. B. Franklin ile birlikte Fransız devrimini tetikleyecek şahsiyetlerden biri olmuştur. Büyükelçilik görevi süresince Fransız aristokratlar ile birlikte zaman geçirse de halkın tarafını tutar ve Jakoben’lere destek olur. Özellikle Bağımsızlık Bildirisinin varlığı Fransız aydınlarının arasında yayılır ve onları etkiler. 1790’da ise yani Fransa’dan dönmesinden bir yıl sonra George Washington’ın bakanı olmuştur. T.Jefferson, 1801-1809 arasında Amerika Birleşik Devletlerinin 3.başkanıdır. Başkan olduğu evrede endüstrileşmeye yani aslında makineleşmeye karşı durur. Bu durumun yeni kurulmuş bir devlet olan Amerika Birleşik Devletlerinin Avrupa’nın açık pazarı haline geleceği düşüncesini taşır. ABD’nin tarım merkezli bir devlet yapısını oluşturmayı amaçlar. Avrupa ile ticari antlaşmaları ikinci planda tutar. Osmanlı Devleti ile yakınlaşmak istese de bunda bir aşama kaydedemez[2].

Devlet işlerinden geri planda durduğunda ise Thomas Jefferson, kendi doğup büyüdüğü yer olan Virginia Üniversitenin onursal başkanı konumuna gelir. Burada eğitim alanında özellikle hukuğun gelişimine katkı sağlar[3].

İlgi çekici bir tesadüfle, Amerika Birleşik Devletlerinin 50. Bağımsızlık Gününde yani 4 Temmuz 1826’da hayata gözlerini yumar ve son sözü “Bugün ayın dördü mü?” olur.

2.Bölüm: Thomas Jefferson Üzerine Bazı Düşünceler

Amerikan bağımsızlık hareketi bir birliktelik ürünüydü. Düşünen insanların eğitimli insanların oluşturduğu grup ile devletin temelleri atıldı. Bilgin Franklin, maliyeci Hamilton, kurucu ve örgütleyici Washington, Adams ve Jefferson ABD’nin yekvücud haline gelmesinde etkili oldular[4]. Bu temel üzerine Abraham Lincoln 19.yy. en azından diğer devletlere nazaran daha huzurlu bir devletin varlığını gösteriyordu.

Thomas Jefferson, İngiltere’de Jeremy Bentham Mill ve John Stuart Mill, Fransa’da ise Alexis Tocqueville’e örnek teşkil eder. Ortaya çıkardığı ve bu isimlerin benimsediği düşüncesi  bir ideali gerçekleştirmeye çalışmaktan çok o ideale giden yolları açmaya çalışmak ve o idealin alt yapısını oluşturmaktır[5].

T. Jefferson cumhuriyet ve demokrasiyi mutlak biçimde iyi olarak görmez. Dogmatik bir geçerlilik anlayışı yoktur. Devlet düzeninin halk üzerine kurulması gerektiğini söyler ve bunun daim olmasını vurgular[6]. Jefferson için demokrasi Antik Yunan ile başlar. ABD’nin herkesin seçtiği temsilcilerin aracılığıyla halk tarafından yönetilmesi olan cumhuriyeti benimsediğini belirtir. Amerikan sistemini demokratik olarak nitelediği zaman bile bunun temsili demokrasi olduğuna vurgu yapar. “Demokratik olan fakat temsile dayanan bir yönetimin denenmesi bile bize özgü olmuştur.”der [7].

Thomas Jefferson’ın Fransız İhtilaline etkisi ve ABD devriminin Fransız devrimiyle karşılaştırmasını yapmaya çalışacağım. Jefferson bağımsızlık konuşmasında dediği gibi “Tanrı uğruna hıristiyan dininin gelişmesi ve vatanımızın onuru için bu uzak topraklarda ilk kolonileri kuran bizler. Tanrı önünde birbirimizle karşılıklı anlaşarak, kendimizi idare etmek ve amaçlarımıza erişmek için siyasi toplum şeklinde örgütlenmeye karar verdik.” Burada da görüldüğü gibi ABD’nin kurulmasında din etkilidir. İlk Fransız Cumhuriyetinde ise bu böyle değildi. Dinin insanları sömürdüğü dile getiriliyordu ya da daha doğru bir deyişle dine dayandığını söyleyen din adamları bunu yapıyordu. Bunun sonucunda ise Fransa’da ABD’nin aksine dine karşı da bir tepki oluştu[8].

Bağımsızlık Bildirisinde liberal bir ideoloji hakimdi. Tüm kurumlar bu ideolojinin etkisindedir. Bu doğrultuda da bildirinin ilk maddesi şöyledir: “Kişiler doğuştan eşit, özgür ve bağımsızdırlar. İnsanlar doğduklarından itibaren var olan ve ellerinden alınamayacak haklara sahiptir.” İkinci maddeyse “Bütün güç halktan gelir ve halka aittir.” İngilizlerin Cromwell’ine benzeyen onüçüncü maddedeyse “Barış sürecince ordular bulundurmak özgürlük için tehlikeli sayılacak ve bundan kaçınılmalıdır. Ordu her durumda sivil gücün emri altında bulunmalı ve sivil güç tarafından yönetilmeli.[9] Fransız devrimi işte bu etkilerden sonra patlak verdi. Amerikanın Bağımsızlık Bildirisi Fransızların Yurttaş Hakları ile aynı doğrultuda idi ve Birincisi, ikincisini etkilemişti[10]

Sonuç

Thomas Jefferson, Fransız ihtilalini açıkça destekledi. Bunun biraz  siyasi altyapısına inersek şunları bulabiliriz. 1776’da bağımsızlığını ilan eden ABD’ye karşı duran İngilizlere rağmen Fransız yönetimi ve aristokrat kesim Amerikan halkına destek çıktı. Burada kurulan yakınlıkla paralel olarak 1784-1789 arasındaki büyükelçilik döneminde var olan ilişkiler daha da gelişti. Söz gelimi T. Jefferson Fransa’da iken birçok aristokrat kesimin ilgisiyle karşı karşıya kalmış ancak İngilizlerin Fransa’daki krallığının yıkılmasını sezmesi ve Fransız kralına arka çıkması ile beraber düşünülürse Jefferson’da yani ABD ise Jakoben tarafına açıkça destek vermiştir.

Başka bir değinmek istediğim nokta ise Jefferson dine bakışı Fransız devrimci yönetimiyle paralel gider. Aslında onları bu konuda da etkilediğini söyleyebiliriz. Şöyle ki Jefferson ve ailesinin yaşamı kilise etrafında gelişmiş olduğundan sürekli bir baskıcı ortamda kalmıştır. Kendisi buna binaen Kilise’nin insan aklını gerilettiğini dile getirir. İnsanlağın ilerleyebilmesi için kilisenin bireyin sadece ruhsal yönünün bir parçasını tamamlamakla görevinin sabitlenmesini belirtir. Ayrıca Fransız devrimini yapan halk ile ABD halkı arasında bir ortak nokta da şüphesiz ki iki tarafıda krallıklar tarafından ve kilise tarafından eziliyor olmasıdır. Son bir ilave olarak iki halkın da temeli tarıma dayalıdır.

Son olarak anlatmak istediğim şey şudur: T. Jefferson, kızılderililerin yaşama dahil edilmesi için onların okutulması için de çaba harcanması gerektiğini belirtir. İngiliz yönetimindeyken Kızılderililere karşı çok sert davranıldığını ve onların yerleşimlerinin ölüm koktuğunu ve hiçbir insana bu şekilde davranılmaması gerektiğini ortaya koyan bir duruşu vardır[11].

Kaynakça

Ağaoğulları, Mehmet Ali,  “Fransız Devriminin İlk İki Yılında Cumhuriyet Tartışmaları”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dergisi, 58.Sayı.

Akyol, Taha, Politika’da Şiddet, Truva Yayınları, İstanbul, 2005.

Berkes, Niyazi,  Felsefe ve Toplum Bilimi Yazıları, Adem Yayınları, İstanbul, 1985.

Dış Politika, Risale Yayınları, 5. Cilt, 1989.

Erikan, Celal,  Atatürkçülük, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul, 1974.

Güler, Yavuz,  “Osmanlı Devleti Döneminde Türk- Amerikan İlişkileri”, Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi, 6. Cilt, 1.Sayı (2005).

Thomas Jefferson’dan Seçme Parçalar, Çev. Mete Tunçay, Türk Siyasi İlimler Derneği Yayınları, 1961.

Siyaset Bilimi, Ed. Nüvit Gerek, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir, 2004.


[1] Niyazi Berkes, Felsefe ve Toplum Bilimi Yazıları, Adem Yayınları, İstanbul, 1985, s.346.

[2] Yavuz Güler, “Osmanlı Devleti Döneminde Türk- Amerikan İlişkileri”, Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi, 6. Cilt, 1.Sayı (2005), s.230.

[3] Thomas Jefferson’dan Seçme Parçalar, Çev. Mete Tunçay, Türk Siyasi İlimler Derneği Yayınları, 1961, s.27.

[4] Celal Erikan, Atatürkçülük, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul, 1974, s.80.

[5] Niyazi Berkes, a.g.e., s.49.

[6] Niyazi Berkes, a.g.e., s.347.

[7] Mehmet Ali Ağaoğulları, “Fransız Devriminin İlk İki Yılında Cumhuriyet Tartışmaları”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dergisi, 58.Sayı, s.19.

[8]Dış Politika, Risale Yayınları, 5. Cilt, 1989, s.9.

[9] Siyaset Bilimi, Ed. Nüvit Gerek, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir, 2004, s.293.

[10] Taha Akyol, Politika’da Şiddet, Truva Yayınları, İstanbul, 2005, s.67.

[11] Thomas Jefferson’dan Seçme Parçalar, a.g.e., s.19.