Ayastefanos ve Berlin Anlaşması’nın Karşılaştırılması

Etiketler

, , ,


Bu yazıda, öncelikle 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı bitiren Ayastefanos Anlaşması ele alınacaktır. Sonrasında, Berlin Anlaşması incelenecektir. Bu iki anlaşmanın sunumunun akabinde maddeleri üzerinden bazı karşılaştırmalar yapılacaktır. Son bölümde, bazı değerlendirmeler paylaşılacaktır.

Yuluğ Tekin Kurat’ın bahsettiği gibi, 19.yy.da Osmanlılar’ın başkenti olan İstanbul, üç defa Rus işgaliyle baş başa kalmıştır. II. Mahmut döneminde 1829’da Edirne Barışı yapılmış ve Rus tehlikesi savuşturulmuştur. Sonraki yıllarda, Hünkar İskelesi Anlaşması imzalanmıştır. 1840 yılında ise Londra Anlaşması imzalanmış ve İstanbul üzerindeki Rus tehlikesi bir kere daha uzaklaştırılmıştır. Son olarak, 1877-78 Savaşı’nda İstanbul bir kere daha tehlike altına girmiştir. Rusya, Yeşilköy’e girmiş ve İstanbul’u almak istemiştir. Ancak, Britanya Marmara’ya bir filo göndermiştir. Bunun üzerine, Rus birlikleri durmuştur ve Ayastefanos Anlaşması imzalanmıştır[1].

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, tarih açısından oldukça önemlidir. Avrupa’daki düzeni etkilemiş ve Birinci Dünya Savaşı’nın altyapısını hazırlayan savaşlardan biri olmuştur. Bu savaşta, 900 bin asker görev yapmıştır. Osmanlı ordusu 120 bin askerini kaybetmiştir. Rusya’nın dahil olduğu Balkan İttifakı ise, 130 bin kayıp vermiştir[2]. Ayrıca, Kemal Karpat’ın belirttiği gibi, bu savaş sonunda, 250-300 bin müslüman öldürüldü. 1.5 milyon müslüman Osmanlı topraklarına sığınmıştır[3].

Ayastefanos Anlaşması

93 Harbi’nde yenilen Osmanlı Devleti, 3 Mart 1878’de Ayastefanos Anlaşması’nı Rusya ile imzaladı. Osmanlılar’ı Safvet Paşa ve Berlin Sefiri Sadullah Bey temsil etmiştir. Rusya’yı ise, Ignatyef ve Nelidof temsil etmiştir. 29 maddelik bir anlaşmadır. Romanya, Sırbistan ve Karadağ’a özgürlükleri verilmiştir. Bulgaristan ise Osmanlı’ya bağlı özerk bir yapıda olacaktır. Rusya ve Avusturya’nın kontrolünde, Bosna-Hersek, Rumeli’de bazı bölgelerde ve Doğu Anadolu’nun bazı bölgerinde (Ermeniler için) ıslahatlar yapılacaktır. Girit’te 1868 Nizamnamesi uygulanacaktır. Osmanlı savaş tazminatını ödeyemediği için doğu ve batıda bazı noktaları Rusya’ya bırakmıştır. Ayastefanos Anlaşması, Rusya için Panslavizm politikasının bir zaferidir. Rusya’nın bu üstünlüğü başta Britanya olmak üzere Avrupa’nın büyük devletlerini rahatsız edecektir. Ardından yapılan girişimler sonucunda Berlin Anlaşması yapılacaktır[4].

Ayastefanos Anlaşması’nın bazı maddelerine bakmak gerekir. 1. Maddede, Karadağ’ın özgürlük alacağı kaleme alınmıştır. Anlaşmanın 3. Maddesinde, Sırbistan’a özgürlük verilmiştir. 5. Maddede ise, Romanya’nın özgür olacağı belirtilmiştir. 6. Maddede, Bulgaristan’ın Osmanlı’ya vergi vereceği fakat idaresinin hıristiyan bir devlette olacağı belirtilmiştir. 8. Maddede, Osmanlı ordusu, Bulgaristan’dan çıkacaktır. 18. Maddede ise, Kotur’un Osmanlılar’dan alındığı vurgulanmıştır[5].

Berlin Anlaşması

Britanya, Fransa, Almanya, Rusya, Avusturya, İtalya ve Osmanlı arasında 13 Temmuz 1878’de imzalanan anlaşmadır. Rusya’nın genişlemesinden bazı Balkan ülkeleri ve başta Britanya olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri rahatsız olmuştur. Avusturya ise, Balkanlar’da Bulgaristan’ın bu denli büyümesini istememiştir. Osmanlılar, Kıbrıs’ı Berlin Anlaşması sürecinde Britanya yardımı karşılığında adı geçen ülkeye devretti. Ancak, Berlin Anlaşması’nda Rusya, Doğu Anadolu’da bazı noktalardan çekilmiştir. Britanya’nın çıkarları tekrar güvenceye alınmıştır. Bunun üzerine Britanya, Rusya ile anlaşarak Kıbrıs’tan çekilmiştir ama adada varlığı sürmüştür.

Bu anlaşma neticesinde, Osmanlılar savaş tazminatı ödemeyi kabul etti. Bulgar Krallığı üçe bölündü. Osmanlılar, bu noktada ıslahat yapmakla yükümlü olacaktır. Ayrıca, Ermeniler için de ıslahatlar yapılacaktır. Bu anlaşma, Osmanlı üzerinde dönen siyasi dengenin bir ürünüdür. 1856 yılındaki Paris Anlaşması’nın maddeleri ihlal edilmiştir. Savaşta bulunmayan İran ve Yunanistan’a bile toprak verilmiştir. Berlin Anlaşması birçok yeni sorunları beraberinde getirmiştir[6].

Berlin Anlaşması’nın önemli maddelerine bakabiliriz. Birinci maddede, Bulgaristan’ın prenslik haline getirildiği açıklanmıştır. Osmanlılar’a vergi verecektir. Bir gayrimüslim hükümeti ve bir milli ordusu olmasına karar verilmiştir. 11. Maddede, Osmanlı askeri artık Bulgaristan’da oturmayacaktır. Kaleler ve asker evleri bir sene içinde yıkılacaktır. 24. Maddede, Osmanlı ve Yunanistan kendi arasında toprak konusunda anlaşamazsa Almanya, Fransa, Avusturya, Britanya, İtalya ve Rusya arabuluculuk yapabilecektir. 25. Maddede, Bosna-Hersek’te Avusturya devleti tarafından asker bulundurulabilecektir. 26. Maddede, Karadağ’ın bağımsızlığı tanınacaktır. Kendi askeri ve prensliği olacaktır. 36. Maddede, Sırbistan’ın bağımsızlığı kabul edilmiştir. Toprakları tanınmıştır. 39. Maddede, Sırbistan’da toprakları olan müslümanlar, ülke dışında oturmak isterse mallarını iltizama verebilir ya da bir aracıyla mallarını idare edebilirler. 41. Maddede, Osmanlı askerlerinin Sırbistan’dan çekileceği karara bağlanmıştır. 43. Maddede, Romanya’nın bağımsızlığı tanınmıştır. 60. Maddede, Kotur, İran’a bırakılmıştır. 61. Maddede, Ermeniler için ıslahat yapılmasına karar verilmiştir[7].

İki Anlaşmanın Karşılaştırılması ve Bazı Değerlendirmeler

Bu bölümde, iki anlaşmanın karşılaştırılması yapılacak olup bazı değerlendirmelere yer verilecektir. Kotur’un İran’a verilmesi ile başlayabiliriz. Kotur, İran’a aitti. Savaştan sonra Rusya tarafından anlaşma ile alınmıştır. Bu bölge, Doğu ticaret yollarının önemli bir noktasında bulunmaktaydı. Kotur’un Rusya’ya katılması, Britanya’yı rahatsız etti. Berlin Anlaşması ile Rusya’dan alınarak tekrar İran’a verilmiştir. Osmanlı ve Rusya’nın başrolünü oynaması gereken bir anlaşma metninde adeta dönemin büyük güçlerinin mücadelesi görülmektedir. Kotur’a benzer şekilde Eleşkirt vadisi ve Bayezid şehri de Rusya’dan geri alınmıştır. Bu geri alma işlemi yine Britanya’nın çıkarları için yapılmıştır. Berlin Anlaşması sırasında Avusturya, Karadağ’ın Ayastefanos Anlaşması ile almış olduğu İspebic Limanı’nı elinden almıştır. Burada amaç, Avusturya’nın deniz ticaretindeki etkinliğini devam ettirebilmektir[8].

Berlin Anlaşması’nda ve Ayastefanos Anlaşması’nda Ermeniler’e yer ayrılmıştır. Ayastefanos Anlaşması, bir Ermeni olan Dadyanlar’ın konağında imzalanmıştır. Bu anlaşmada, ilk defa, Ermeni meselesi sorun olmuştur. Berlin Anlaşması’nda da Ermeni Patrikhanesi’nin önderleri, Osmanlılar’ın içinde bulunduğu zor durumdan faydalanmak istemişlerdir. Bu liderler, Balkan gayrimüslimlerine tanınan hakları talep etmişlerdir[9]. Bu anlaşmadan sonra, kendisine güveni daha çok artan Ermeni isyancılar Osmanlı ülkesinde birçok noktada isyan başlatmıştır. Bu konuya bir örnek olarak Erzincan Olayları verilebilir. Burada, Ermeniler, birçok şiddet faaliyetinde bulunmuştur[10].

Berlin Anlaşması’nın öncesinde, Britanya Devleti’nin yetkilileri, Osmanlılar’dan Kıbrıs’ı talep etmişlerdir. Bu talebin karşılığında ise, Berlin Anlaşması’nda destek olma sözü vermişlerdir. Britanya, Osmanlılar’ı daha da zorlayarak isteklerinin kabul edilmemesi durumunda Kıbrıs’ı istila edeceklerini söylemişlerdir. 4 Haziran 1878 tarihli Kıbrıs Sözleşmesi ile Osmanlı’nın Batı Anadolu’daki koruyucusu olmuşlardır. Bu yolla, Osmanlı yönetimindeki azınlıklarla bir devrim yapılması amaçlanmıştır. Kıbrıs Sözleşmesi ile Osmanlı, Britanya’ya ciddi haklar vermiştir. Metin Menekşe’ye göre, hasta adamın ömrünün sonu gelmiştir. 1878 yılında Britanya’yı Berlin’de Rum yetkililer karşılamıştır. Britanya, Kıbrıs adasını 1960’a kadar yönetmiştir[11].

Ayastefanos Anlaşması ve Berlin Anlaşması, şartları ve uygulanışı açısından ilgi çekicidir. 1877-1878 Savaşı’ndan sonra yenilen Osmanlılar, Rusya’ya karşı bir anlaşma imzalamıştır. Osmanlılar tarafından bu anlaşma metni kabul edilmiştir. Fakat, daha sonra Rusya’nın Ayastefanos Anlaşması ile çok güçlendiğini düşünen Avrupa ülkeleri anlaşmayı bozma kararı almıştır. Almanya’nın önderliğinde Berlin Anlaşması bu şekilde ortaya çıkmıştır. Osmanlı topraklarını ve yetkisini paylaşmak için verilen bir kavgadır Berlin’de olanlar. Avrupa’nın büyük güçleri, Osmanlı üzerinden Rusya’yı dizginlemenin planlarını yapmıştır. Rusya ve Balkan ülkelerinde yaygınlaşan Panslavizm düşüncesi, başta Avusturya olmak üzere tüm Avrupa ülkelerini endişelendirmiştir. Bu yüzden Berlin Anlaşması yapılmıştır.

KAYNAKÇA

Aslan, Taner, “Berlin Anlaşması’nın Birinci Murahhası Aleksandr Karatodori (Theodori) Efendi’nin (Paşa) Berlin Anlaşması’nın Ermenilerle İlgili 61. Maddesine Dair Görüşleri”, Ermeni Araştırmaları Dergisi, 63. Sayı (2019).

Erim, Nihat, Devletlerarası Hukuk ve Siyasi Tarih Metinleri, 1. Cilt, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1953.

Gencer, Ali İhsan, “Ayastefanos Maddesi”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Ankara, Türk Diyanet Vakfı Yayınları, 4. Cilt (1992).

Gencer, Ali İhsan, “Berlin Anlaşması”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Ankara, Türk Diyanet Vakfı Yayınları, 5. Cilt (1992).

Karpat, Kemal, Osmanlı Nüfusu (1830-1914), Çev. Bahar Tırnakçı, İstanbul, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2003.

Kul, Eyüp, “1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) Sonrası Üsküp’e Gelen Muhacirlerin Durumu (1877-1885)”, Anasay, 8. Sayı (2019).

Kurat, Yuluğ, Tekin, “Ayastefanos Buhranı İle İlgili Vesikalar”, Tarih Araştırmaları Dergisi, 4. Cilt, 6. Sayı (1966).

Mahmut Celaleddin Paşa, “Mir’at-ı Hakikat”, Haz. İsmet Miroğlu, İstanbul, Bereket Yayınları, 1983.

Menekşe, Metin, “Berlin Konferansı Sonrasında Osmanlı-İngiliz İlişkilerinde ‘Kıbrıs Meselesi (1878-1923)’”, Motif Akademi, Kıbrıs Özel Sayısı (2013/1).

Öztürk, Mustafa, “Ayastefanos ve Berlin Anlaşmaları Arası Sürecin Çarlık Rusya Açısından Değerlendirilmesi”, Avrasya Uluslararası Araştırmaları Dergisi, 6. Cilt, 15. Sayı (Kasım 2018).

Taş, Necati Fahri, “Berlin Anlaşması Sonrasında Erzincan’da Eşkıyalık ve Ermeni Hadiseleri”, Atatürk Araştırmaları Merkezi Dergisi, 32. Cilt, 94. Sayı (2016- Güz).


[1] Yuluğ Tekin Kurat, “Ayastefanos Buhranı İle İlgili Vesikalar”, Tarih Araştırmaları Dergisi, 4. Cilt, 6. Sayı (1966), s. 427.

[2] Mustafa Öztürk, “Ayastefanos ve Berlin Anlaşmaları Arası Sürecin Çarlık Rusya Açısından Değerlendirilmesi”, Avrasya Uluslararası Araştırmaları Dergisi, 6. Cilt, 15. Sayı (Kasım 2018), s.686.

[3] Kemal Karpat, Osmanlı Nüfusu (1830-1914), Çev. Bahar Tırnakçı, İstanbul, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2003, s. 118; 1877-1878 Savaşı’nın ardından Osmanlı’ya yakın olan Balkan ülkelerinden ve Makedonya’dan birçok müslüman insan, Osmanlı topraklarına sığınmıştır. Eyüp Kul’un belirttiğine göre, en çok göç alan şehirlerden biri Üsküp olmuştur. Daha detaylı bilgi için bkz. Eyüp Kul, “1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) Sonrası Üsküp’e Gelen Muhacirlerin Durumu (1877-1885)”, Anasay, 8. Sayı (2019), s. 35.

[4] Ali İhsan Gencer, “Ayastefanos Maddesi”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Ankara, Türk Diyanet Vakfı Yayınları, 4. Cilt (1992), s. 225.

[5] Nihat Erim, Devletlerarası Hukuk ve Siyasi Tarih Metinleri, 1. Cilt, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1953, ss. 387-395.

[6] Ali İhsan Gencer, “Berlin Anlaşması”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Ankara, Türk Diyanet Vakfı Yayınları, 5. Cilt (1992), ss. 516-517.

[7] Mahmut Celaleddin Paşa, “Mir’at-ı Hakikat”, Haz. İsmet Miroğlu, İstanbul, Bereket Yayınları, 1983, ss. 685-697.

[8] Mahmet Celaleddin Paşa, a.g.e., s. 632.

[9] Taner Aslan, “Berlin Anlaşması’nın Birinci Murahhası Aleksandr Karatodori (Theodori) Efendi’nin (Paşa) Berlin Anlaşması’nın Ermenilerle İlgili 61. Maddesine Dair Görüşleri”, Ermeni Araştırmaları Dergisi, 63. Sayı (2019), ss. 38, 39, 44, 51.

[10] Daha detaylı bilgi için bkz. Necati Fahri Taş, “Berlin Anlaşması Sonrasında Erzincan’da Eşkıyalık ve Ermeni Hadiseleri”, Atatürk Araştırmaları Merkezi Dergisi, 32. Cilt, 94. Sayı (2016- Güz), ss. 1-28.

[11] Metin Menekşe, “Berlin Konferansı Sonrasında Osmanlı-İngiliz İlişkilerinde ‘Kıbrıs Meselesi (1878-1923)’”, Motif Akademi, Kıbrıs Özel Sayısı (2013/1), ss. 314-317.